Çarşamba, 21 Ekim 2026 İletişim
Üye Ol Üye Girişi Denizli / Buldan — Dijital Miras Arşivi
Buldan Ağzı
Bilmeyon
Bilmiyorum.

Bir Zamanlar Buldan

Denizli - Buldan İlçesi Siyah Beyaz Fotoğraf Arşivi

Buldan Ağzı
Er
Erken.
Tüm Profiller
Paşa Başbilici (1916-1990)  · 1916-1990

Doğuştan Paşa

Derleyen: Bekir Yalçın Perşembe, 27 Ağustos 2026

Buldan'ın her sokağı, her köşe başı kendine has bir hikaye fısıldar; ama bazı sokaklar vardır ki doğrudan o sokakta nefes almış özel insanların ruhuyla özdeşleşmiştir. İşte Yeni Mahalle'de, Şükür Camii'nin hemen arkasından kıvrılarak uzanan yolun sonundaki o eski, tahta kapılı ev de böyle bir ruha ev sahipliği yapmıştır. Osman Başbilici'nin oğlu olarak 1916 yılında bu evde dünyaya gözlerini açan Paşa Başbilici, kentin hafızasına kazınacak rüya gibi bir ömrün kahramanı olacaktı.

İki erkek ve bir kız kardeşten oluşan üç kişilik bir sıcak yuvada büyüyen Paşa, küçük yaşlardan itibaren ailesinin ve özellikle dokumacı ağabeyi Mestan'ın en büyük yardımcısıydı. Ağabeyinin dokuma tezgahındaki çağlarını ve masırlarını (iplik makaralarını) büyük bir özenle sarar, çözgüye götürüp getirirdi. Çarşının tüm işlerini o koşturur, esnaftan gelen su bardaklarını seve seve doldururdu. En belirgin özelliği ise dürüstlüğü ve güvenilirliğiydi; ağzından bir söz çıktı mı, ne pahasına olursa olsun o sözden asla dönmezdi.

Paşa amcanın ömrü vatan borcuyla da sınanmıştı; tam iki kez askere çağrılmış, özellikle İkinci Dünya Savaşı (Alman Harbi) yıllarında yedek asker olarak cepheye gitmişti. Askerlik günlerinden kalan ve onun kıvrak zekasını gösteren meşhur bir hikayesi vardır: Bir gün birlik içinde ismi sorulduğunda, göğsünü gere gere "Benim ismim Paşa!" der. Bu cevabı duyan ve birliğin başında bulunan gerçek rütbeli bir general (paşa), bu tatlı tesadüfe gülümseyerek "Yahu sen Paşa, ben Paşa; gel Türkiye'yi seninle beraber yönetelim" diye takılır. Paşa amca hiç istifini bozmadan, gözlerinin içi gülerek generale şu tarihi cevabı verir:

"Paşam, sen sonradan çalışıp çabalayıp Paşa olmuşsun; ama ben doğuştan Paşayım!"

Bu hazırcevaplık karşısında şaşıran general ve etrafındakiler, kahkahalarla bu bilgece nükteyi selamlamışlardır.

Askerlik dönüşü Buldan'a gelen Paşa amca, kısa sürede çarşının, dükkanların ve özellikle hayvan pazarının (mal pazarı) vazgeçilmez bir siması haline gelir. Esnaf, onun kalbinin temizliğine ve duasının kabul olacağına o kadar inanırdı ki, mallarının satılması için Paşa amcadan dua isterlerdi. Paşa amca da dükkanları gezer, tezgahlardaki ürünlere elleriyle dokunarak "Mallarımız satılsın, bereket gelsin" diye dua ederdi. Buldan halkı onu son derece uğurlu sayar, dükkanlarına geldiğinde başköşeye oturtup el üstünde tutardı.

Hayatı boyunca alnını secdeden hiç ayırmayan, beş vakit namazını aksatmadan kılan bu temiz yürekli insan, aynı zamanda tam bir hacı dostuydu. Hacca giden hemşehrilerini dualarla uğurlar, dönecekleri günü sabırsızlıkla bekler ve yollara düşüp onları ilk karşılayan yine kendisi olurdu. Dünya malına karşı son derece kanaatkardı; gereksiz yere tek bir kuruş bile harcamayı sevmez, eline geçen parayı biriktirirdi. Öyle ki vefatının ardından evinde yapılan aramalarda, geçmiş yıllara ait koca bir eski para koleksiyonu bulunmuştu.

Ramazan aylarında ise Buldan'daki iftar sofralarının en seçkin, en baş müşterisiydi. Ancak kendine has tatlı bir gururluluğu vardı. Eğer davet edildiği sofrada sevmediği bir yemek varsa, kimseye hissettirmeden sessizce ortadan kayboluverirdi. Bazen de dostları şakayla karışık "Aman, Paşa amca bu yemeği yemez" diye takılacak olurlarsa, en sevdiği yemek bile olsa gurur yapar, o tabağa elini dahi sürmezdi.

Hayatı boyunca hiç evlenmeyen, yalnızlığın naif sığınağında yaşayan Paşa amca, sabahtan akşama kadar Buldan'ın tüm kahvehanelerini gezer, herkesle selamlaşır, neşe dağıtırdı. 1990 yılında hayata gözlerini yumduğunda, arkasında ne bir kırgınlık ne de kötü bir söz bıraktı.

Bugün bile eski dokuma tezgahlarının gölgesinde Paşa amcanın o çocuksu saflığı, esnafa dokunan uğurlu elleri ve "Ben doğuştan Paşayım" diyen o asil duruşu Buldan sokaklarında yaşamaya devam ediyor. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Derleyen ve yayına hazırlayan: Bekir Yalçın

Paylaş: Facebook WhatsApp